18. 1001 FESTİVAL AFİŞİ
FESTİVALİ TAKİP ET!

Belgesel Gösterimlerinin Yerelleşmesi

MAHALLE SİNEMASI ve SİYAH GİYEN ADAMLAR

hasan_ozgen Nostaljik bir başlık gibi durduğunu biliyorum. Mekânsal ve kültürel olarak mahallenin canına okuduk, yerine yeni bir yerleşme modeli olarak da site-blok çözümünü (!) geliştirdik. Geleneksel yerleşmelerin mahalle ile bütünleşik parçası olan çarşı yerine de AVM’ler zincirleri yarattık.


Şimdi ben “mahalle sineması önemlidir” dersem, geride kalmış, arkaik bir özlemden söz etmiş sayılırım. Ama yerel önemlidir ve sinema seyrinin yerelleştirilmesi, AVM tekellerinden kurtarılması demokratik bir hamledir, dediğimde herhalde, küresel dünyanın algı çemberine girmiş olurum. Demokrasi önemli çünkü…


Çabuk alışıyor ve vazgeçiyoruz. Vazgeçmeyenleri de, ya yalnız bırakıyor, ya da gelişme ile sorunlu biri sayıyoruz. En azından belgesel sinema yıllardır kendi seyir olanaklarını yaratmak için “yerelleşme programlarına” girmeye çabalıyor. Bu anlamda yerel festivallere destek veriyor, yerel gösteriler düzenliyor. Ama parça-bölük. Çünkü iradenin tayin edici yanı, yerel yöneticiler ve siyah giymiş başkan uzmanları… İki örnek dışında süreklilik yok, kurumlaşma yok.


İlk örnek Osmanlı Bankası ile Karaköy’deki binasında yaratıldı ve her Perşembe akşamı “Belgesel Gösterimleri” olarak yaklaşık altı yıl sürdü. Bol izleyicili, söyleşili. Bina retorasyonla işlev değişikliğine uğradıktan sonra da belgesel sinemacıları arayan olmadı. Karaköy, mahalle sinemasını yitirdi. İkinci örnek ise Beşiktaş’tan. Levent Kültür Merkezi’nde her Çarşamba günü belgesel gösterimi var. Tam 6 yıldır. “Bir Belgesel, Bir Gazeteci, Çay ve Simit” adıyla ikramlı, söyleşili bir gösterim. Levent Mahallesi’nin ortasında. Belgesel Sinemacılar Birliği, 3 yıl önce Türk Sineması’nın son dönemde üretilen ve salon bulmakta zorlanan yerli kurmaca filmlerinin gösterimlerinin de buraya taşınmasına ön ayak oldu. Cuma akşamları da, galalı ve söyleşili gösterimlerle Türk Sineması’na ayrıldı. Şu farkla ki, vizyona giren her film hafta içinde de günde 2 seans şeklinde izleyici ile buluştu/ buluşuyor. Bu çoğalma ile birlikte söylediğim şu oldu; “Şimdi, Levent’te bir mahalle sinemamız var!”


Beşiktaş’ta da siyasi bir restorasyon yapıldı, aynı partiden bir başka aday Sayın Av. Murat Hazinedar Belediye Başkanı oldu. Şimdilerde duyuyorum ki, başkanın siyah giyen kimi uzmanları, bu mahalle sinemasını kapatmak istiyor. Epeyce de yol almışlar, gizli ajandaları da hazır belli ki. Küresel dünyanın dili ile konuşalım;

1. Mahalle sineması, nostaljik bir deney değildir. Bilakis yerelde demokrasi arayanlar için devrimci bir kurumlaşmadır.

2. Mahalle, uygarlık tarihimizin en güzel ve anlam üreten kamusal alanıdır. Site-blok yerleşimlerine hayran olanlar, beklentilerini site-bloklara bağlayanlar bunu anlamakta zorlanabilir.

3. Levent Kültür Merkezi, artık bir mahalle sinemasıdır. Ona kurumlaştırmak, geliştirmek bir kent haysiyetidir.

4. Eli kalem tutanlar bu yazıdan bir sorumluluk çıkartırlarsa, sosyal medyadan iletişime açık Başkan Sayın Av. Murat Haznedar’a ulaşarak “Levent Mahalle Sineması Yaşasın” diye destek olabilirler.

5. Hiç olmazsa bu kez, siyah giyen adamlar kazanmasın!


Hasan Özgen / Yönetmen-Yazar

DUYURULAR
bsb_logo.png© 2015 18. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali | Belgesel Sinemacılar Birliği